Kur'anı Kerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kur'anı Kerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2009 Pazartesi

Kimler aldandı



Kimler aldandi?

-- Cehennemi hesaba katmayan dindar aldandi!

Cunku Kur'an soyle anlatti: 'Allah tarafindan hic hesaba katmadiklari karsilarina cikiverdi...' (Zumer 47)

-- Cennetteki yerini hazir bilen herkes aldandi!

Zira Kur'an 'O oyle sizin kuruntu ve hayallerinizle olacak is degil.' buyurmustu. (Nisa 123)

-- Olum yokmus gibi yasayan dunyaperest aldandi!

Zira Kur'an turrayi soyle basti: 'Her nerede olursaniz olunuz olum size yetisir! Velev eflake ser cekmis surlarda bulunun!' (Nisa 78)

-- Ameline guvenen abid aldandi!

Cunku Efendimiz (as) soyle ferman buyurdu:

'Zinhar aldanmayin! Hic kimse ameli ile kurtulamaz!'

Soruldu: 'Sen de mi Ya Rasulallah?'

Cevap verdi: 'Evet ben de!'

-- Salih amel isliyorum sanan riyakar aldandi!

Cunku Kutsi Hadiste Allah Teala soyle buyurdu: '..Kim bir amel isler de o amele benimle birlikte bir baskasini ortak ederse onu ve sirkini bas basa birakirim.'

--Aleme telkin verip kendini unutan vaiz aldandi!'

'Insanlara iyilik emreder de kendinizi unutur musunuz? Halbuki kitap okuyorsunuz, artik akil etmez misiniz?' (Bakara 44)

-- Rabbini birakip hevasina kulluk eden aldandi!

'Gordun mu o hevasini ilah edineni? Artik ona sen mi vekil olacaksin. Yoksa onlarin cogunu isitirler veya akil ederler mi saniyorsun? Onlar sirf hayvan gibi hatta gidisce daha sapkindirlar?' (Furkan 43-44)

-- Rahmete guvenip kendini emniyete salan fasik aldandi!

'Allah'in kendilerine kuracagi plandan emin mi oldular? Kendilerine yazik eden kavimlerden baskasi Allah'in mekrinden emin olmaz!' (A'raf 98)

-- Yolunun egriliginden suphe etmeyen kendini bilmez aldandi!

'Tuttuklari yol sebebiyle dunya hayatindaki butun cabalari bosa gitmistir de zannederler ki cidden iyi bir is yapiyorlar.' (Kehf 104)

-- Kendini hizmette bilip, kilini dahi kipirdatmayanlar aldandi!

'Allah gayret gosterip cihat edenlere, oldugu yere mihlanip kalanlarin cok uzerinde bir ecr-i azim ihsan etmistir.' (Nisa 95)

-- Nasil desem bilmem ki Namazsiz aldandi!

Hele bir baksan ya Kur'an nasil anlatti: 'Ashabi yemin Cennetten seslenip mucrimlere soruyorlar, sizin bu sekar cehennemine girmenize ne sebep oldu? Diye.

Onlar da diyorlar: 'Biz namaz kilanlardan degildik...' (Muddessir 39-43)

- 'Ben bundan sonra kurtulmam.' diyen me'yus aldandi!

'De ki: Gunah islemek suretiyle oz-nefisleri aleyhine israf etmis kullarim! Allah'in rahmetinden umidi kesmeyin, cunku Allah butun gunahlari magfiret buyurur. Suphesiz o oyle gafur, oyle rahim. Onun icin umidi kesmeyin de basiniza azap gelmeden evvel tevbe ile Rabbinize dehalet edin ve ona halis muslumanlik yapin, sonra kurtulamazsiniz!' (Zumer 53-54)

- 'Allah dilemeseydi gunahkar mi olurdum!' diyen kaderci aldandi!

'Diyecegi gun bir nefis: Eyvah! Allah yaninda yaptigim eksikliklerden dolayi hasretime bak, dogrusu ben eglenenlerden idim. Yahut diyecegi: Allah bana yolunu gosterse idi ben de muttakilerden, Allah'tan korkan dindarlardan olurdum.' (Zumer 56-57)

- 'Keske her gunahim bunun gibi olsa.' diyen muznib aldandi!

Zira Sahabe Hazreti Enes soyle anlatti: 'Sizler, size gore sac kilindan ince, kiymeti olmayan isler yapiyor, gunahlar isliyorsunuz. Lakin biz onlari Rasulullah zamaninda helak sebebi sayiyorduk.'

- 'Bakma! Benim kalbim temiz.' diyen amelsiz aldandi!

'Yemin olsun ki zamana! Insan mutlak husranda. Ancak sunlar mustesna: Onlar iman edip salih salih amel islediler!..' (Asr 1-3)

- 'Bir lokma bir hirka devirleri gecti artik; bu zamanda her sey para!' diyen zengin aldandi!

'Oyaladi o malda cokluk kuruntusu sizleri. Ta.. ziyaret edisinize kadar kabirleri. Oyle degil, ileride bileceksiniz. Sonra oyle degil ileride bileceksiniz. Oyle degil ilmel-yakin bileceksiniz. Kasem olsun o cehennem atesini caresiz, goreceksiniz. Sonra kasem olsun onu caresiz, aynel- yakin goreceksiniz. Sonra kasem olsun o gun mallarinizdan hesaba cekileceksiniz!' (Tekasur Suresi)

- 'Bu zamanda da bu olur mu canim!' diyen cahil aldandi!

'Rabbinin kelimesi dogrulukca da adaletce de tam kemalindedir, onun kelimelerini degistirebilecek yok, isiten de O, bilen de O. Yerdekilerin coguna uyarsan seni Allah yolundan saptirirlar, onlar sirf zan ardina gider ve sade atarlar.' (A'raf 115-116)

- 'Goreceksin biz nice haci-hocadan once girecegiz cennete!' diyen nadan aldandi!

'Suphesiz korunan muttakiler icindir Rablerinin katinda na'im Cennetleri. Artik muslimleri mucrimler gibi kilar miyiz? Neniz var? Nasil hukmediyorsunuz? Yoksa size mahsus bir kitap var da onda su dersi mi okuyorsunuz?' (Kalem 34-37)

- 'Hem ondan hem bundan lazim; oyle tek tarafli, a-sosyal olmaz.' diyen bihaber aldandi!

Zira '..Iyi bir amel ile diger bir kotuyu karistirdilar...' (Tevbe 102)

- 'O kadar incesine aklim ermez.' diyen akilli aldandi!

'Onlar dunya hayatini zahiren biliyorlar. Ahiret hakkinda ise hepten gafiller!' (Rum 7)

- 'Bu da bir sey mi canim, millet neler isliyor.' diyen gunahkar aldandi!

'Ona kendi kazandigi,size de kendi kazandiginiz.Siz onlarin amellerinden sorulacak degilsiniz.' (Bakara 134)

Lakin 'Suphe yok butun yaptiklarinizdan mesul tutulacaksiniz!' (Nahl 93)

- 'Benim babam da haci.' diyen evlat aldandi!

Cunku baksana dalgalar arasindaki inkarci oglu icin yalvaran Nuh peygambere ne denildi: 'Ey Nuh!.. O senin ailenden degil, cunku o, durust is yapan temiz bir insan degildi. O halde hakkinda kesin bilgin olmayan bir seyi Benden isteme. Onun kurtulmasi icin dua ederek cahil bir is yapmandan seni sakindiririm.' (Hud 46)

- 'Ben giybet etmiyorum ki, olani soyluyorum.' diyen aldandi!

Zira Efendimiz bir gun soruverdi: 'Bilir misiniz giybet nedir?' diye.

Ashab, 'Allah ve Rasulu daha iyi bilir' dediler.

Efendimiz, 'kardesini begenmeyecegi sekilde anmandir' buyurdular.

Soruldu: 'Ya soyledigimiz sey onda varsa?'

Cevap verdi Efendimiz: 'Eger varsa onu giybet ettin demektir. Sayet soyledigin onda yoksa, bu zaman da ona iftira ettin demektir.'

- 'Islediysek biz isledik; azabini ceker diyetini oderiz.' diyen bedbaht aldandi!

'Yemin olsun! Rabbinizin azabindan onlara velev bir nefha, bir kivilcim dokunuverse VAY BIZLERE derler!' (Isra 21)

- Guzel dost! Bir bilsen daha kimler aldandi!...

Allah bizi aldananlardan eylemesin...


AMİN...

26 Şubat 2009 Perşembe

De ki:


Rahman ve rahim olan Allahın adı ile..
De ki; Eğer Allahı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin..ve günahlarınızı bağışlasın..
Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir..
Al-i İmran...31. ayet

20 Şubat 2009 Cuma

Ölüm..

İnsan ne kadar ölümden korunmaya çalışsada kaçış yoktur

Her nerede olursanız olun ölüm size yetişir, son derece sağlam kaleler içinde de bulunsanız yine kurtulamazsınız. Onlara bir iyilik erişirse "Bu, Allahtandır" derler, bir kötülüğe uğrarlarsa, "Bu, senin yüzündendir." derler. Ey Muhammed! De ki: "Hepsi Allah'tandır." Bu topluma ne oluyor ki, hiç söz anlamaya yanaşmıyorlar? (NİSA/78)

Şüphesiz ki, kıyamet saatinin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne varsa (erkek veya dişi oluşunu, renk ve özelliklerini) O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden haberdardır. (LOKMAN/34)

De ki: "Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, muhakkak sizi bulacaktır. Sonra görünmeyeni ve görüneni bilene döndürüleceksiniz. O size (bütün) yaptıklarınızı haber verecektir. (CUM'A/8)

De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez. Vereceğini var saydığınız takdirde de ancak pek az faydalandırılırsınız." (AHZAB/16)

İman edenler müslüman olarak ölmeyi isterler

"Ey Rabbim! Sen bana dünya mülkünden nasip verdin ve bana rüyaların tabirinden bir ilim öğrettin. Ey gökleri ve yeri yoktan var eden Rabbim! Benim velim sensin, benim canımı müslüman olarak al ve beni salih kulların arasına kat!" (YUSUF/101)

De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir. (EN'AM/162)

"Senin bize kızman da sırf Rabbimizin âyetleri gelince onlara iman etmemizden dolayıdır.

Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al." derler. (A'RAF/126)

8 Şubat 2009 Pazar

ikaz-ı ilahi..


Kullarım sana benden soracak olurlarsa, muhakkak ki ben yakınım; beni çağırdığında çağıranın çağrısına icabet ederim; o halde onlar da benim çağrıma uysunlar ve bana iman etsinler, umulur ki irşat olurlar.”
Bakara-186
Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek ona yalvaranlarla, dua edenlerle beraber sen de sabret.
Dünya hayatının güzelliklerini isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma. Bizi anmasını unutturduğumuz ve işinde aşırı giderek hevasına uyan kimseye uyma.”
Kehf-28

31 Ocak 2009 Cumartesi

MU'MİNÛN suresi ilk 11 ayet meali..

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.
1. Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir;
2. Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler;
3. Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler;
4. Onlar ki, zekâtı verirler;
5. Ve onlar ki, iffetlerini korurlar;
6. Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (câriyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değillerdir.
7. Şu halde, kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir.
8. Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler;
9. Ve onlar ki, namazlarına devam ederler.
10. İşte, asıl bunlar vâris olacaklardır;
11. (Evet) Firdevs'e vâris olan bu kimseler, orada ebedî kalıcıdırlar.

26 Ocak 2009 Pazartesi

Allah


De ki: O Allah’tır, tektir. O’nun hiçkimseye ihtiyacı yoktur, herkes O’na muhtaçtır

31 Aralık 2008 Çarşamba

uzun yoldan geliyorum






Uzun yoldan geliyorum...Kelimelerin bittiği , sözün tükendiği yerden...Kirpiklerimle göğün tozunu eliyorum...

Geçmişim hem yârdan , hem serden...Uzun yoldan geliyorum...Bilsen nasıl yorgunum.Yüzüne bakmaya yüzüm yok!...

Hani zaman en iyi ilaçtı ? Zamanın açtığı yaralara devâm yok!...Sırtımda yüklü yılların vebâli , Sana dokunmaya mecâlim yok!...

Uzun yoldan geliyorum...Üstüm başım toz içinde...Karşında öyle necis kaldım ki...Sana dair, Senin içinde ; kendime öyle yabancı bırakıldım ki...Unuttum herşeyi bir bir...Verdiğim sözleri , ettiğim o yeminleri , Seni bıraktığım o tozlu rafların yerini...

Oysa Sen , hâlâ saklıyordun yaprak yaprak koynunda...Kuru bir salkım leylak çiçeğini...Uzun yoldan geliyorum...Geçmişim bir yığın siyah ve beyaz...

Artık karanlık yanımdan aydınlıklar devşiremiyorum...Her mevsim ayaz...Ve ben Sen'sizlikten kırılıyorum...Ve döküntü duvarlarımda yankılanan bir ses duyuyorum...Ey nâs!...Gözlerinizden akan ne kan ve ne yaş...

Bildiğin kir ve pas!...Uzun yoldan geliyorum... Karanlık , biçilesi bir renk değilmiş gönül libasıma... Gurbet neresi?... Bilemiyorum... Neresi sıla?... Varamadan menzile , gidiyorum ha gidiyorum... Bundan gayri bir âhım kalsın istiyorum , uzayan yollarıma...

Uzun yoldan geliyorum... Kulaklarımda hâlâ o buğulu ses , o hüzünlü tını...Bir çocuğun minicik parmaklarıyla dokunurdum Sana...Yer gök maviye bulanırdı...Mavi , o günlerden hatıra kaldı , hatırlasana...Ama dur!...

Unutan bendim öyle değil mi ya...Hani önce yaslardım yüzümü Sana , mis kokunu çekerdim içime ölesiye...Kalbim duracak gibi olurdu hani...Hâlâ bıraktığım yerdesin ve hâlâ aynı râyiha...Uzun yoldan geliyorum...Beni bir tek Sen anladın...

Kalemimden kan damlarken..."Takdire şâyân" aclılarım alkışlanırken , bana bir tek Sen ağladın...Aynaların ardındaki sır Sen'din...Beni bana yalansız bir tek Sen anlattın...

Uzun yoldan geliyorum...Son tâkatimde , elim kapının tokmağında...Bileklerimi kanatmış yılların prangaları...Yine Senin mekânındayım , yine Senin otağında...

Bu Kelâmı öyle özlemişim ki...Işıl ışıl o sarı sayfalarda...Kovma kapından n'olur!...Öyle muhtacım ki Sana...

Uzun yoldan geliyorum...

Ey Muciz'ul Beyân...Ey Kelâm-ı Kebir...Ey Sultanım'ın sonsuzluğa uzanan mukaddes emaneti...Ey Rabbim'in sarsılmaz ve kopmaz ipi...Uzun yoldan geliyorum...Son durağındayım şimdi hayatın...

Gözlerimdeki son pırıltı Sen ol istiyorum , kulaklarımdaki son tını...Aks-i sedân yankılansın istiyorum içimin şûristan yamaçlarında...

Vefasızım , beni affet

Alıntı..